ANA SAYFABAŞKANAESOB HAKKINDAORGANİZASYONÇALIŞMA ALANLARIMEVZUATBİLGİ EDİNME
| ANTALYA | LİNKLER | FOTOĞRAF ALBÜMÜ | ADMIN |
Skip Navigation Links.
ADI NEREDEN GELİYOR
Bergama Kralı II. Attalos, cennet olduğuna inandığı eşsiz dooğal güzellikler arasındaki bu yerlerde büyük bir kent kurulmasını buyurmuştu. Bu doğal güzelliker içinde bergamalılar kısa zamada görkemli bir kent kurdular ve bu kente, Kral Attalos'un adına izafeten "Attaleia" ismini verdiler. Kent, Bergamalıların elinden çıktıktan sonra da bu adla anıldı. Türkler gelip buraya yerleştikten sonra "Attaleia"nın adın "Antalya"ya çevirdi.

ANTALYA'NIN TARİHÇESİ
Yapılan arkeolojik kazılar sonunda elde edilen bulgulardan Antalya ve bölgesinde, günümüzden 40 bin yıl önce insanların yaşadığı kanıtlanmıştır. Bu kanıtlar, Antalya'nın 27 km. kuzaybatısında, Yağcılar sınırları içindeki "Karain Mağara"sında bulunmuştur. Karain Mağarasında Paleolitik, Mezolitik, Neolitik ve Bronz çağlarına ait kalıntılar elde edilmiştir. İ.Ö. 200 yılında bu bölge, Hitit metinlerinde "Arzava memlekteleri" olarak adlandırılmaktadır. Hititler Arzava memleketleriyle çeşitli savaşlar yapmışlar, yöreyi yeni imparatorluk devrinde "Vasallar" haline getirmişler ancak, bu yöre Hititlerin elini adimi olarak hiç geçmemiştir. İ.Ö. XII. Yüzyıllarda Trakya'dan gelen kabileler Hitit Uygarlığına son vermişlerdir. Antalya Bölgesinde Pamfilya, Likya ve Kilikya gibi kent devletleri ortaya çıkmıştır. Bugünkü Antalya ili, Pamfilya'nın tamamını, Pisidya'nın güneyini, İsaurya ve Kilikya'nın batısını ve Likya'nın doğusunu içine almaktadır. İ.Ö. 560-546 tarihlerinde, Antalya'da, Lidya hakimiyetini görüyoruz. Bu dönem Lidyalıların en parlak devri olan son kral Kroisos devrine rastlar. İ.Ö. 546'da Lidya devleti Persler tarafından zaptedilince, Antalya'da Pers Hakimiyetine girmiş ve bu durum, Büyük İskender'in bu bölgeyi zaptetdiği İ.Ö. 334-33 kışına kadar bu hakimiyet sürmüştür. İskender İ.Ö. 334'te, küçük Asya'nın fethinden sonra (Kariadan sonra) karia'dan gelerek, Likya yolu ile Pamfiya'ya girmiş, Sillyon hariç bütün Pamphylia Şehirlerini zaptetmiş, Termesos üzerinden Phrgia'ya geçmiştir. İ.Ö.323'te İskenderin ölümünden sonra generalleri arasında satraplıklar taksim edilirken Likya ve Pamfilya, Ahtigonos'un hakimiyeti altında kalmıştır. İ.Ö. 301 yılındaki İpsos Savaşını takip eden yıllarda ise, sırasıyla Ptolemais'ların ve Selevkos'ların hakimiyetine girmiştir.

İ.Ö. 189 yılında Romalıların Antiokhos'u Spylos Magnesiasında mağlup etmesinden sonra, Roma Senatosu'nda yapılan müzakereler sonucunda Toros'ların kuzeyinin Eumenes II'ye Likya ve Karianın da, Rodos'a verilmesi uygun görülmüştür. Ancak, kısa bir süre sonra Pamfilya'yı da bergama Krallığı hakimiyetinde buluyoruz. İ.Ö. 159 yılında ise Eumenes II'nın kardeşi ve halefi bergama Kralı II. Attalos Bergama Krallığı donanmasına güneyde bir üs temin etmek ve Krallığın güney ve güneybatı kıyılırın güvence altına almak için "Attalia" şehrini kurmuştur. İ.Ö. 138'de II. Attalos'un ölümüyle, vasiyeti gereği, Bergama Krallığı Roma hakimiyetine girmiş ancak, Romalıların denizciliğe önem vermemeleri ve güne sahiline ilgi duymaları nediyle bu bölge kendi haline bırakılmış, bunun sonucu olarak da Dağlık Klikya, Pisida Torosları, Pamphylia ve Likya'da korsanlık gelişme imkanı bulmuştur. Pamphylia'nın İ.Ö. 78 yılında Publius Servilius İsairicus tarafından yeni baştan zaptedilmesi gerekmiştir. Bu tarihten itibaren Pamphylia'nın, Roma'nın Klikya eyaletine bağlı olduğunu görüyoruz. İ.Ö. 47'de Roma Asia Eyaletine bağlanmıştır.Caesar'ın katli gelişen olaylardan sonra, İmparatorluğunun doğu parçasını idaresi altına alan Antonius, devletinin doğu hududunu Part'lara karşı korumak maksadıyla bir takım "Vassal Krallıklar" kurmuş ve bu sırada (İ.Ö.36) Amyntas'ı Galatia Kralı yapmıştır. Lykania ile Pamphylia'dan aldığı parçalarıda devlete katmıştır. Amyntas'ın İ.Ö. 43 yılında ise Likya'da Pamphylia eyaletine bağlanmış. Likya ve Pamphylia Eyaleti adını almıştır. Bu eyaletlerin idaresi ise bir Vali ile sağlanmıştır. İmparator Marcus Aurelius zamanında ise (İ.S. 161 - 180) Pamphylia kesin olarak Roma Senatosunun idaresine bırakılmıştır. Bölge Bizanslılar zamanında da, eyalet hüviyetini korumuştur. İ.S. 7. yüzyıldan sonra yöre Selçuklular ile Bizanslılar arasında sık sık el değiştirmiş son olarak, I. Gyaseddin Keyhüsrev tarfından1207 senesinde Selçukluların eline geçmiştir. 1299 yılında Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra bölge Hamitoğulları'nın bir kolu olan Tekelioğuları'nın hakimiyetine geçmiştir. 1391 yılında Yıldırım Beyazıt, Antalya'yı Osmanlı topraklarına katmış ancak Ankara Savaşı'nda yenilmesinden sonra 1403 - 1415 yılları arasında yöreye " Karamanoğulları" hakim olmuştur. 1423 yılında ise, yöre tekrar Osmanlı İmparatorluğu idari teşkilatında, merkezi Kütahya olan Anadolu Eyaletinin 14 sancağından birin merkezi olmuştur. Teke sancağı adı verilen bu sancak, 1913 yılında Konya Vilayetine bağlanmıştır. 28 Mart 1919 günü itilaf Devletlerinden İtalyanların işgaline sahne olan Antalya, 29 Ekim 1923 günü Yeni Türk Devleti'nin'; Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ili olarak yerini almıştır.